Törene Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz, CAFERİDER Başkanı Hasan Babur, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, İran İslam Cumhuriyeti Bilim Araştırma ve Teknoloji Bakanı Hüseyin Simai Sarraf, Alevi Bektaşi Kültür ve Cem Evi Başkanı Esma Ersin, Cem Vakfı Alevi İslam İnanç Hizmetleri Başkanı Mesut Yıldırım, İstanbul Valisi Davut Gül, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Ak Parti İstanbul Milletvekili Şamil Ayrım, Küçükçekmece Kaymakamı Mustafa Anteplioğlu, Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Saadet Partisi Genel Başkan yardımcıları Arslan Ateş ve Mustafa Kurdaş, Yeniden Refah Partisi milletvekili Doğan Bekin, MHP İstanbul İl Başkanı Volkan Yılmaz, İYİ Parti İstanbul İl Başkanı Yücel Coşkun, DEM Parti İstanbul İl Eş Başkanı Arife Çınar, CHP İstanbul eski Milletvekili Ali Özgündüz, AK Parti Milletvekili Hasan Turan, Saadet Partisi Genel İdare Kurulu ve Başkanlık Divanı üyeleri Aslan Ateş, Mustafa Kurdaş, Yeniden Refah Partisi milletvekili Doğan Bekin, CABİR Başkanı Ehed Talan, Zeynebiye Camii Dernek Başkanı Ali Şahintekin, İFA Spor Kulübü Başkanı Erdinç İlter, ATADER Başkanı Rüstem Atam, Zehra Ana Derneği Başkanı Meftune Atam, CABİR alimleri ve törene çeşitli sivil toplum kuruluşları, yurt içi ve yurt dışından dini liderler, kanaat önderleri, mülki amirler, resmi ve gayri resmi kurumların temsilcileri, çeşitli sivil toplum kuruluşları, yabancı misyon şefleri, yerel yöneticiler ve yüzbinlerce Ehl-i Beyt dostları katıldı.
Sunumunu Kanal 12 program yapımcısı Muhammet Çaça’nın yaptığı Kerbela Şehitlerinin 1387. Yıldönümü anma töreni, saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasının ardından Kur'an-ı Kerim üstadı Dr. Anar Memedov'un okuduğu Kur'an-ı Kerim tilaveti ile başladı.
Evrensel Aşura Matem Merasimi’ni organize eden CAFERİDER adına selamlama konuşmasını CAFERİDER Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Babur gerçekleştirdi. Babur konuşmasında, “Bugün, insanlık tarihinin en büyük fedakârlığına, en büyük direnişine ve en büyük adalet çağrısına yeniden kulak veriyoruz. Kerbela, yalnızca tarihte kalmış bir olay değil; hak ile batılın, adalet ile zulmün, izzet ile zilletin karşı karşıya geldiği bir mekteptir. İmam Hüseyin, (a.s) din, hakikat ve insanlık onuru uğruna canından, evlatlarından, kardeşlerinden ve ashabından vazgeçmiştir. O, ölümü saadet bilen; zulüm altında yaşamayı ise zillet sayan bir imamdır. İmam Hüseyin’i (a.s) gerçekten anmak, onun mücadelesini anlamak, adalet anlayışını benimsemek ve zulme karşı direnişini hayata taşımaktır. Güç ve çoğunluk hiçbir zaman hakkaniyetin ölçüsü olmamıştır.
Kerbela bize, direnişin mutlaka bir bedeli olduğunu; fakat teslimiyetin bedelinin çok daha ağır olduğunu öğretmiştir. Hakikatin yanında durmak bir tercih değil, bir sorumluluktur. Eğer Hüseyin gibi can veremiyorsak, Zeynep gibi hakikati haykırabilmeliyiz. Kerbela bize yalnızca nasıl ağlayacağımızı değil, nasıl yaşayacağımızı; yalnızca matem tutmayı değil, hakkın yanında durmayı öğretmiştir.” dedi.
CEM Vakfı Alevi İslam İnanç Hizmetleri Başkanı Mesut Yıldırım törende yaptığı konuşmasında, “Bugün, Peygamber Efendimizin aziz torunu Hazreti İmam Hüseyin’in ve 72 yareninin Kerbela çölünde susuz bırakılarak şehit edildiği gündür. Aradan asırlar geçmiş olmasına rağmen Kerbela, dün yaşanmış gibi tazeliğini korumaktadır.
Kerbela, yalnızca tarihte yaşanmış bir olay değil; mazlumun feryadı, masumun gözyaşı ve hak yolunda verilen en büyük mücadelelerden biridir. Hazreti İmam Hüseyin, makam için değil; dedesi Hazreti Muhammed’in tebliğ ettiği dini, adaleti ve hakikati yaşatmak için kıyam etmiştir. Hazreti Hüseyin’in şehadetiyle Kerbela yalnızca bir çöl, Yezid ise yalnızca tarihte kalmış bir zalim olmaktan çıkmıştır. Artık her yer Kerbela, her gün Aşura olmuştur.
Bu davada bir tarafta hak, adalet, vicdan ve merhamet; diğer tarafta zulüm, korku ve haksızlık yer almıştır. Kûfe halkı, Hazreti Hüseyin’i çağırmış ancak baskı ve zulüm karşısında sorumluluk almayarak onu yalnız bırakmıştır. Kerbela, zulüm karşısında susmanın da zulme ortak olmak anlamına geldiğini göstermiştir. Yüce Allah bizlere Kerbela’yı hakkıyla anlamayı, Hazreti Hüseyin’in davasını doğru idrak etmeyi ve onun yolunda yürümeyi nasip eylesin.” dedi.
Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanı Esma Ersin, “Bu bağlılığımız sebebiyledir ki evlatlarımızda Hüseyin ismi hiçbir zaman eksik olmamıştır. Hüseyin adı yalnızca bir isim değil; zalimin karşısında duran, merhamet eden ve dik duruş sergileyen herkesin temsil ettiği bir değerdir. Hz. Hüseyin efendimizin duruşu bize, hakikat yolunda sayıların çokluğunun değil, niyetlerin temizliğinin esas olduğunu göstermiştir. Gücün büyüklüğü değil, vicdanın diriliği esastır. Bugün bizlere düşen, Kerbela’yı yalnızca anmak değil; Kerbela’nın öğrettiği adaleti, merhameti, kardeşliği ve insanlık değerlerini yaşatmaktır. Bir ecdat evladı olarak yolumuz Ali’nin yolu, duruşumuz Hüseyin’in duruşudur.
Bizleri bugün bir araya getiren başta CAFERİDER ailesi olmak üzere emeği geçen herkese teşekkür edilmiştir. Başta şehitler serdarı İmam Hüseyin olmak üzere tüm şehitler rahmetle anılmıştır. Hak’tan, cümlemizi birlikten, dirlikten ve Ehl-i Beyt’in yolundan ayırmaması niyaz edilmiştir.” dedi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Muharrem ayı Kerbela’da zalimin zulmüne boyun eğmeyenlerin matemidir. Kerbela, hepimiz için Rukiye’nin gözyaşları, Ali Asker’in beşiği, Abbas’ın sancağı taşıyan kolu, Hür Şehit’in inancı ve adanmışlığı, Hz. Hüseyin’in mücadelesi ve zalime büyük direncidir. Kerbela aynı zamanda esaret zincirlerine rağmen hakikatin sesini zalimlerin saraylarında haykıran, sabrın ve direnişin kalesi Hz. Zeyneb’in asil duruşudur. Dil, din, inanç, kültür ve etnik köken ayırmaksızın bu ülkenin bir parçası olan her bir toplumsal grubun derdini dert, sevincini sevinç edinen Ekrem (İmamoğlu) Başkanımızın sevgi ve selamlarını getirdim sizlere. İçinde bulunduğumuz bu mübarek ay bize zalime karşı mazlumun yanında olmanın onurunu yaşatıyor. Ne yazık ki geçmişte yaşanmış derin acıların, büyük adaletsizliklerin yanına günümüzde yeni acılar ve adaletsizlikler ekleniyor fakat tüm bunları aşmak için biz yine bir arada, yine yan yanayız. Tarih boyunca karşılaştığı her türlü haksızlığa ve zorluğa rağmen, adalet ve barış çizgisinden milim sapmayan, bu topraklarda daima kardeşliğin ve huzurun teminatı olan Caferi toplumunun bu vakur ve barışçıl duruşu hepimiz için çok önemlidir.” dedi.
İstanbul Valisi Davut Gül, “Sizlere, birliğimiz ve beraberliğimiz için gösterdiğiniz hassasiyetlerden dolayı teşekkür ediyorum. Bu topraklar; birlikte yaşamanın, farklılıkları zenginlik olarak görmenin ve geçmişimizden gelen çok kültürlülüğün barış içerisinde devam ettiği bir coğrafyadır.
Burada hep birlikte, kardeşçe ve barış içerisinde yaşadık, yaşayacağız.Kerbela hadisesinde Anadolu insanı, yüzyıllar önce kararını net şekilde ortaya koymuştur. Bu millet her zaman hakkın yanında, hakikatin yanında ve zalimin karşısında olmuştur. Bu topraklarda Ramazan, Ömer, Ebu Bekir ve Osman isimleri kadar Muharrem, Ali, Hasan ve Hüseyin isimleri de vardır. Fatmaların ve Ayşelerin bir arada yaşadığı bu coğrafyada hiçbir zaman Yezid’e yer olmamıştır.” dedi.
İran Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanı Hüseyin Simaei, “Ben, Hüseyin bin Ali’nin evlatlarından birinin, zamanın Yezid’i tarafından şehit edildiği ve naaşı hâlâ yerde bulunan bir ülkeden geliyorum. - Amerika ve İsrail’in bu saldırgan savaşında mazlum İran halkına destek veren Türkiye halkına içtenlikle teşekkür ediyorum. İran İslam Cumhuriyeti hükûmeti adına, Türkiye devletinin ve Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumundan dolayı teşekkürlerimi sunuyorum. Bu büyük matem programının düzenlenmesinde emeği geçen başta Şeyh Selahattin olmak üzere tüm görevlilere Allah’tan ecir ve mükâfat diliyorum. Türkiye devletinin yetkililerinin ve Sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı’nın bu merasimde bulunması bizim için iftihar vesilesidir. Aşura günü, iki kültürün mücadele günüdür: cahiliye kültürü ile İslami ve akli kültür. Peygamber-i Ekrem, aklı ve hikmeti cahiliyetin yerine koymak için gelmiştir. Zulmün yerine adaleti, şiddetin yerine hoşgörü ve müsamahayı, ayrımcılığın yerine eşitliği, savaşın yerine barışı getirmiştir. Ancak birkaç on yıl sonra bu değerler saptırılmıştır.” dedi.
Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz ise, “Bugün, Hz. Fatıma’ya ve Resul-i Ekrem’e niyabeten Hz. Hüseyin’e yas tutmak, şehitlerimizle ahdimizi tazelemek için bir araya geldik. Hüseyin ezadarlarının bu matemi, Resul-i Ekrem’in ve Hz. Fatıma’nın mahzun kalplerini serinletmiştir. Her asırda Hüseyin dostları olacak ve Hz. Hüseyin’e yas tutacaktır.
İslam’ın temel ölçüsü “Lâ ilâhe illallah Muhammedün Resûlullah” ikrarıdır. Bu sözü söyleyen hiç kimseye “Sen Müslüman değilsin.” demek kimsenin haddi değildir. Kardeşsiniz; birbirinizi ne kadar çok severseniz sevabınız da o kadar çok olur. Birbirinizi yanlış bilgilerle karalayıp düşman kesilmeyin. Aşura günü kan akıtmak yerine kan verip can kurtarmak, bu matemden doğan büyük bir güzelliktir.
İmam Hüseyin savaş tarafı değildi; ailesiyle birlikte zulümden uzaklaşacak bir yer arıyordu. Yezid’in dayatması, “Ya biat edecek ya da başı bana gönderilecek.” şeklindeydi. İmam Hüseyin’in Yezid’e uzatacağı biat eli, aslında İslam’ın şah damarına uzanacaktı. Bu yüzden İmam Hüseyin, bu biati İslam’ın ölümü ve alçaklık olarak gördü. “Heyhat mine’z-zille” diyerek bu dayatmaya karşı şahane bir direniş ortaya koydu. Hz. Zeynep ise Kerbela’da, “Ben güzellikten başka bir şey görmedim.” diyerek hakikat ve teslimiyet duruşunu tarihe kaydetti.” dedi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, “Bu Kerbela gününde Hz. Peygamber efendimizin ‘Allah’ın ayı’ dediği Muharrem ayında sizlerle bir araya gelmiş olmaktan dolayı Rabbime hamd ediyorum. Hz. Hüseyin efendimizin Kerbela’daki şehadeti İslam tarihinin en derin acılarından biri olarak asırlardır gönüllerde yaşamaya devam ediyor. Peygamber efendimizin sevgili torunun ve ehlibeyt mensuplarının maruz kaldığı bu elim hadise, bıraktığı hüzün kadar temsil ettiği değerlerle de Müslümanların ortak hafızasında derin bir iz bırakmıştır. Kerbela Hakk ile batılın, adalet ile zulmün, izzet ile zilletin karşı karşıya geldiği büyük bir insanlık imtihanı olarak hafızalara kazınmıştır. Hz. Hüseyin efendimizin karşı karşıya kaldığı bütün baskılara rağmen Hakk bildiği yoldan ayrılmaması; adalet, hakkaniyet ve insan onurunu esas alan bir duruş sergileyerek insanlığın vicdanında derin izler bırakması hepimiz için en kıymetli mirastır.
Bizim mezhep farklılıklarını çok aşırı noktalara taşıyıp birbirimize karşı farklı bir duruş içine girmemiz sadece başkalarını sevindirir. Hepimiz bir diğerinin kimliğine saygı duyarak; zorla hiç kimseyi değiştirmeye, dönüştürmeye çalışmayarak, kendimiz olarak kendimizi ifade ederek, farklılıklarımız kadar ortaklıklarımızı da vurgulayarak birlikte yaşayacağız. İri olacağız, diri olacağız, kardeş olacağız ve hep birlikte bu sınavları geçmeye devam edeceğiz inşallah. Hz. Hüseyin efendimizin uğruna mücadele ettiği değerler farklı coğrafyalarda ve farklı zamanlarda vicdan sahibi insanların yolunu aydınlatmaya devam etmiştir. Kerbela’yı doğru okumak, haksızlık karşısında sessiz kalmamayı, mazlumun yanında durmayı ve adaleti her şart altında savunmayı da beraberinde getirmektedir. Zalimlerin en çok korktuğu şey aydınlıktır. Zulüm, karanlık demek zaten. Zalimlerin en korktuğu şey hakikatin aydınlığıdır. Hakikati olduğu gibi ifade etmek zalimlere karşı verilecek en güzel cevaplardan biridir.” dedi.
Törene katılan Ehl-i Beyt Dostları Zeynebiye Tiyatro Ekibi’nin sunduğu, Genel Sanat Yönetmeni Erdoğan Ünlü yönetimindeki Kerbela faciasını anlatan “Hüseyin Ümittir Dünyaya ” tiyatro gösterisini gözyaşlarıyla izledi.
Öte yandan Türk Kızılay'ın "Kan Ver, Hayat Kurtar" sloganıyla düzenlediği kampanya kapsamında çok sayıda katılımcı kan bağışında bulundu.
Ehl-i Beyt dostları, Azerbaycan’ın ünlü Ehl-i Beyt meddahı Seyyid Peyman Boradigahi’nin okuduğu mersiyelere ağlayıp sine vurarak eşlik etti.
