Zeynebiye - Ehlibeyt Dünyasının Gündemi | Türkiye Caferileri

Zeynebiye'de 6 Muharrem!

Zeynebiye Derneği ve CAFERİDER'in ortaklaşa düzenlediği, Kanal 12 Tv Genel Yayın Yönetmeni Mehdi Atam’ın sunuculuğunu yaptığı “İmam Hüseyin ve Kerbela” paneli, 21 Haziran Pazar 6 Muharrem akşamı binlerce Ehl-i Beyt dostunun katılımıyla başladı. 

22 Haziran 2026
Zeynebiye'de 6 Muharrem!

Zeynebiye Camii ve Kültür Merkezi’nde buluşan Ehl-i Beyt dostları, Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz, Yazar/Senarist Ahmet Turgut ve İstanbul Üni. E. Türk Edb. Böl. Bşk. Prof. Dr. Mücahit Kaçar’ın konuşmalarını dinlediler.

Yazar/Senarist Ahmet Turgut panelde yaptığı konuşmasında, “Muharrem ayında bu nimetin içerisindeyiz. Bu nimet; gönlümüze, vicdanımıza, vefamıza bir şey söyleyecek. Gönüllerimiz vefadan, vicdanımız bu hakikatten bir şey almaya başlarsa; onun bereketi ve himmeti, kesinlikle bize efendimizin fikriyle şuurlanmanın, hâliyle ahlaklanmanın kapısını açacaktır. Ama ben efendimin sadece sevincine ortak çıkacaksam; onun hüznünde hüznünü hatırlamayacaksam, başka dertleri daha önemli göreceksem; Makam-ı Mahmud gününde, o aziz, raûf ve rahîm Nebi’nin huzuruna çıktığımda, o bana bugünleri muhakkak hatırlatacak.” dedi.

Turgut’un ardından panelde konuşan İstanbul Üni. E. Türk Edb. Böl. Bşk. Prof. Dr. Mücahit Kaçar, “Türklerin Kerbela hassasiyeti, yalnızca bir yas kültürü değildir. Bu hassasiyet; devlet himayesinde üretilen metinlerde, matem meclislerinde okunan eserlerde, korunan ve imar edilen türbelerde, asırlar boyunca kaleme alınan yüzlerce Kerbela mersiyesinde ve kuşaktan kuşağa aktarılan ortak hafızada kendisini göstermektedir.

Bu yüzden Kerbela, Türk edebiyatında yalnızca hatırlanan bir geçmiş değildir. Her çağda yeniden hissedilen, yeniden söylenen ve yeniden yaşatılan canlı bir hakikat olarak varlığını sürdürmektedir. Öyle görünüyor ki, bu hakikat bundan sonra da gönüllerde ve sözlerde yaşamaya devam edecektir.” dedi.

Panelde konuşan Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz konuşmasında, “Ya Huseyn! Ey Resulullah’ın nûr-ı dîdesi, reyhanı; Arş’ın ziyneti, cennetin süsü Hüseyin! Ey Peygamber’in sevgilisi!

Keşke o gün orada olsaydık. O gün göğsümüzü sana siper etseydik. Sana gelen oklara canımızı siper etseydik. Resulullah’a bu acıyı yaşatmasaydık. Keşke seninle beraber her türlü belayı karşılasaydık. Peygamber’e benzeyen oğlun Ali Ekber’in yaşamasına vesile olsaydık. Yetim Rugayye’nin başına kamçı vurulmasına engel olsaydık.

Keşke orada olsaydık…

Bu arzuyu taşıyan herkes bilir; kelam ehli de bilir, hadis ehli de bilir: “Kim bir topluluğun yaptığı işten razı olursa, o da onlardandır.”

Biz, o gün sayıları az olsa da Peygamber evladına göğsünü siper eden yiğitlerin yaptığından razıyız. Onlar gibi olmak isteriz. Keşke onlardan biri de biz olsaydık. Bu arzu, insanı o sevaba ortak eder. Onların sevabından eksilterek bize verilmez; Allah size de o sevaptan nasip eder.

Aynı şekilde, “Keşke Resulullah’ın yanında olsaydık; başına pervane olsaydık. Yüzüne gelen taşlar bize değseydi. Mübarek dişi kırılmasaydı, alnı yaralanmasaydı, kan revan içinde kalmasaydı.” dediğimizde de Allah, bizi ona pervane olan az sayıdaki sahabenin sevabına ortak eder. Sanki oradaymışız gibi… Gönülden bunu diyorsak, bundan emin olabiliriz.” dedi.

Konuşmaların ardından panelde Ehl-i Beyt dostları, Caferi Alimi Dr. Cafer Fahr Azer’in okuduğu mersiyeleriyle gözyaşlarına boğuldu.

Panel, Kanal 12 TV’den canlı olarak yayınlandı.

 

Zeynebiye'de 6 Muharrem!

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.