Zeynebiye Camii ve Kültür Merkezi’nde buluşan Ehl-i Beyt dostları, Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz, Yazar/Senarist Ahmet Turgut ve Medeniyet Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Doç. Dr. Abdülkadir Yeler’in konuşmalarını dinlediler.
Yazar/Senarist Ahmet Turgut panelde yaptığı konuşmasında, “Kerbela’nın aklı Hasanî’dir, iradesi Hüseyinî’dir. Oradaki Hasanî aklı görmeden sadece Hüseyinî tavrı tekrarlamak istersek bir şeylerimiz hep eksik kalır. Tam yerini, tam adresini bulmaz. O Hasanî ve Hüseyinî iki bakışı tavırda ve akılda, şuurda ve ahlakta birleştirebilmek için de yine Kerbela üzerinden örnek aradığımız zaman karşımıza Seyyide Zeyneb çıkacak. Seyyide Zeyneb sadece Hüseyin’in bacısı değil. Zeynep, Hasan’ın da bacısı. Zeynep sadece Ali Ekber’in, Ali Asgar’ın halası değil. Zeynep, Kasım bin İmam Hasan’ın da halası. Zeynep, Abdullah bin İmam Hasan’ın da halası. Zeynep, Ebu Bekir bin İmam Hasan’ın da halası. Anneciğinin ona nasihatiydi, vasiyetiydi: “Ağabeylerinin annesi ol.” demişti. O, her dem Hasanîlerin ve Hüseyinîlerin annesi oldu. ” dedi.
Turgut’un ardından panelde konuşan Medeniyet Üniversitesi Sosyal Hizmet Bölüm Başkanı Doç. Dr. Abdülkadir Yeler, “Kerbela hadisesi, tüm Müslüman toplumlarda asırlar boyunca hiç unutulmadan sürekli tekrar eden bir acı olarak yaşanmaktadır. Ve Hazreti Hüseyin, sadece tarihteki bir şahsiyet olarak değil, tüm insanlığa ilke ve prensip bırakmış, bunu miras bırakmış bir sembol isim olarak hafızalardaki yerini almaktadır.
Bugün dünya üzerinde, insanlık âleminde ideal insanı tarif etmeye çalışsak herhâlde kötülüğe karşı iyiliğin yanında duran, zalime karşı mazlumun yanında saf tutan, çirkine karşı güzeli savunan, yanlışa karşı doğruyu savunan, batıla karşı hakkı savunan insan ideal insandır. Ve bu ideal insanın tarifi bizim nazarımızda Hüseynî duruştur.” dedi.
Panelde konuşan Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz konuşmasında, “Bizler, kim neyi doğru yapıyorsa ona benzemekten çekinmemeliyiz. Çünkü hepimiz aynı dinin mensuplarıyız. Aynı kitaba iman ediyoruz; aynı Kur’an’ın müminleri, aynı Kur’an’ın talebeleriyiz. Öyleyse birçok konuda birbirimize benzememiz zaten gerekir.
Benzemiyorsak orada bir anormallik var demektir.
Sünni, Şiî’ye benzesin; Şiî de Sünni’ye benzesin. Hele bir de aynı milletin mensubuysanız, Oğuz’un evladıysanız birbirinize benzeyin. “Birbirimize benzememeliyiz.” sözü de nereden çıktı? Hayır, biz birbirimize benzemeliyiz. Benzemek bizim ayıbımız değildir; asıl ayıp, birbirimizden maddi, manevi ve ahlaki anlamda uzaklaşmamızdır. Bu bizim kusurumuzdur ve bu kusuru gidermeliyiz.
Allah “İyilikte yarışın.” buyuruyor. O hâlde iyilikte yarışalım, güzellikte yarışalım. Başka ümmetlerle de iyilikte, ahlakta, ilimde ve hizmette yarışalım. Bizim yarışımız ayrılıkta değil, hayırda ve güzellikte olmalıdır.” dedi.
Konuşmaların ardından panelde Ehl-i Beyt dostları, Ehl-i Beyt Meddahı Ferşad Handani’nin okuduğu mersiyeleriyle gözyaşlarına boğuldu.
Panel, Kanal 12 TV’den canlı olarak yayınlandı.
