Zeynebiye - Ehlibeyt Dünyasının Gündemi | Türkiye Caferileri

Özgündüz: ?Fatıma dünyaya anlam getirdi? (Video)

Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz, 15 Mayıs Pazar günü Bağcılar Olimpik Spor Salonu'nda binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen Dünya Müslüman Kadınlar Günü programında Hz.Fatıma'yı anlattı. 

17 Mayıs 2011
Özgündüz: ?Fatıma dünyaya anlam getirdi? (Video)

Özgündüz'ün konuşmasını izlemek için tıklayınız.

Özgündüz'ün konuşmasının tam metni:

"Değerli protokol misafirlerimiz ve alim arkadaşlarım, Zehra’yı seven siz değerli müminler, ekranları başında Hz. Fatıma’nın doğum günü münasebetiyle tertiplenen bu programı izleyen sevgili canlar, dostlar; hepinizi sevgiyle saygıyla selamlıyorum.

Gününüz mübarek olsun, kutlu olsun. İyi ki Fatıma doğdu. İyi ki Fatıma oldu. İyi ki Fatıma’yı tanıdık. İyi ki Fatıma’yla tanıştık. İyi ki bu dünyada Fatıma var. Fatıma gibi güzel bir örnek var. Fatıma bir devrimin, bir inkılabın adıdır! Fatıma btün güzelliklerin adıdır. Fatıma ananın adıdır. Fatıma bacının adıdır. Fatıma kız evladın adıdır. Fatıma ematullahın adıdır. Fatıma cennetin adıdır. Fatıma iyiliklerin adıdır. Fatıma güzelliklerin adıdır. Fatıma kurtuluşun adıdır. Bunları ben derken kişisel duygularım olarak dedim ama aslında peygamberimizden gelen hadislerin bir yerde ifadesiydi bunlar. Onun için evet demiştim ve ondan sonrasını diyemedim ne yazık ki. Bir sabah günüydü. Kahvaltı sofrasında kahvaltıdan sonra yine böyle bir programa Hz. Fatıma’nın doğum günü programına katılmak üzereydim. İçime şu iki mısra geldi. Daha da o iki mısranın devamını yazamıyorum yıllardır:

“İlahi sen şahit ol, ben aşığım Al-i abaya,
Ya Rabbi yaz anlıma kurbanlıktır bu kul, Zehra’ya.”

Bir gün eğer Allah nasip eder de Zehra uğruna ölüm gelirse, herhalde hayatım, varlığım o zaman daha yeni anlamını kazanmış olacaktır, diye düşünüyorum. Aynı zamanda bugün haklı olarak Dünya Müslüman Kadınlar Günüdür. İzin verirseniz ben diyeceğim ki; bugün aslında bütün kadınların –Müslüman, gayrimüslim- günüdür. Hatta bugün insanlığın doğuş günüdür. Vahşetin, cehaletin karanlığının söndüğü gündür. Bugün bir devrim günüdür. Bugün şafağın sökmesidir. Bugün aydınlığın, nurun doğmasıdır. Öyle bir karanlık dünyaydı ki Fatıma doğduğunda, dünya o kadar karanlıktı ki. Kuran’ın şahitliğiyle; bir babaya en kötü müjde, en üzücü müjde kız evladının dünyaya gelişiydi. Bir erkeğe “Hamile karın doğum yaptı, bir kızın oldu.” denildiğinde öfkesinden, hüznünden mosmor kesilirdi. Cehalet bu kadar kapkaranlıktı. Bu kadar çökmüştü insanlığın üstüne. Meşhur sözlerdendir diye tekrarından inciniyorum. Baba öz ciğerparesini, kız evladını diri diri gömebilecek kadar vahşileşmişti toplum. Aslında erkeklerin kurtuluş günüdür. Böyle cinayetlerden, böyle melun anlayıştan kurtuluş günü olmuştur, Fatıma’nın doğumu. Fatıma doğduktan sonra bir büyük devrim gerçekleşti. Pratikte gösterdi Hz. Muhammed (saa), kız evladın ne büyük bir nimet olduğunu. Arşı rahman süslendi. Cennet vecde geldi. Melekler secde etti. Alem şükretti. Fatıma doğdu, karanlık öldü! Peygamber Fatıma’nın ayağına kalkar, elinden öper, O’nu kendi makamında oturturdu.

Ben size buracıkta her şeyi, Fatıma’yla ilgili anlatabilecek vakit almamışım. O kadar vaktim yok. Aslında Fatıma’yı tam anlatabilecek bir gün de yok. Fatıma’yı keşke Hz. Ali olsaydı, anlatsaydı. Fatıma’yı keşke Hz. Zeynep anlatsaydı. Fatıma’yı keşke Hasaneyn’i anlatabilseydi. Allah İmam-ı Zaman’ımızın zuhurunu acil etsin. Sahibimiz Mehdi çabuk gelsin. Bir de Fatıma’yı ondan dinleyelim. Göreceksiniz ki bizim fikrimizin, ilmimizin çok üstünde bir Fatıma varmış. Sevgili kardeşimin demin okuduğu şiir hakikaten beni duygulandırdı. “Ey Muhammed, sen olmasaydın alemi yaratmazdım. Ali olmasaydı seni yaratmazdım.”  Bu biraz enteresan gelebilir Müslüman kardeşlerimizin bir kısmına. Muhabbetini Taberi Şafi-i’nin Zehaurul Ukba kitabına baksınlar, orada Hz. Peygamberimiz buyuruyorlar ki: “ Ali bana başım menzilesindedir gövdeme. Başsız gövdenin hiçbir hayrı olmaz. “Bu peygamberin ibaresi. Ali olmasaydı hicret olmazdı. Ali olmasaydı, daha Bedir’de iş biterdi. Uhud’da iş biterdi. Hendek’te iş biterdi. Hayber hezimete uğrardı. Hatta yirmi bin kişilik ordu Huneyn’de hezimete uğrar İslam oracıkta biterdi. Onun Hz. Resul buyuruyor: “Ali bana başım menzilesindedir gövdeme. Başsız gövdenin hiçbir hayrı olmaz.” Bu perspektifle baktığınızda; her zaman şahı şah yapanda veziridir! Hz. Ali Resulullah’ın kusursuz veziriydi. İkinci adam çok önemli. Bu perspektiften bakarak o hadisi daha iyi anlarız; “Ali de olmasaydı, habibim Muhammed seni yaratmazdım. Ama  Fatıma da olmasaydı ikinizi de yaratmazdım.”  Selam olsun Hz. Fatıma’ya. Fatıma dünyaya anlam getirdi. Fatıma olmasa ne olurdu? Fatıma olmasa Hasaneyn doğmazdı. Fatıma olmasa Zeynep doğmazdı. Onlar olmasa Muhammedi din gerisin geriye cahiliye dönemine geri dönerdi. O din biterdi. Emeviler o dini yok ederdi.

Fatıma anadır. Risaleti Muhammediye’nin anası Fatıma’dır. Onun için Fatıma olmasa Muhammed’i Ali’yi de yaratmazdım buyuruyor. Çünkü onların davası da Fatıma’yla yaşadı. Fatıma iffetin, ismetin temsilcisiydi. Fatıma kirli, pasaklı bir kadın değildi. Elbisesi kirli, tozlu değildi ama yırtıktı, yamalıydı. Peygamberimize azap ayeti nazil olduğunda, çok ağladı. Gelip “ Ya Fatıma yetiş babanı hiçbirimiz teskin edemiyoruz. Baban ölmek üzere.” Fatıma abasını aldı üzerine mescide geldi telaşla. Selman-ı Farisi hüngür hüngür ağlamaya başladı. O nice krallar, şahlar görmüştü. Onların kızları atlaslar, elmaslar içerisinde. Fahri alemin kızının abasının üzerinde on iki yama var. Yamalı eski bir abası var. Fatıma’nın haline ağladı. Evet Fatıma’nın elbisesi eskiydi, diyen bir çok hadis var. Ama Fatıma’nın elbisesi kirliydi diyen hiçbir hadis yoktur. Fatıma dışarıya çıktığında mücevherat içerisinde çıkmak yerine takva elbisesiyle çıkmayı tercih etmiştir. Bacılar, ziynette yarışmayın, takvada yarışın! Fatıma sizin örneğinizse, ziynette, süslenmede kötü niyetlilerin bakışları altında süslerinizi teşhir etmek yerine takvanız, ismetiniz ve vakarınız herkese baş eğdirsin!

Zehra Ana Derneği’ne teşekkür ediyorum bu fırsatı tanıdığı için. Keza bu töreni; Ortadoğu’ya, Türkiye’mize, Türk Dünyası’na yayın yapan, ulaştıran televizyonlarımıza, Cem Tv’ye, El Fırat’a teşekkür ediyorum. Şu anda ekranları başında bizleri izleyen canları selamlıyorum. Biz bu programların yapılmasıyla birlikte açlarımızı, fakirlerimizi, öksüzlerimizi ve şehit ailelerini unutmamalıyız diye düşünüyorum ve örgütlü yardımlaşma olarak Zehra Ana eliyle bu ailelerin, ihtiyaçlı ailelerin, ihtiyacını gideremeyen ailelerin imdadına koşalım. Bu bize, insanlığımızın yüklediği bir vazife. Müslümanlığımızın yüklediği bir vazife ve Hel-Eta ashabının –üç gün oruç halinde kalıp ekmeklerini fakire, yetime, esire veren ama bütün varlıkları oydu, onun hepsini verdiler. O aile, selam olsun onlara.- Ali’nin, Fatıma’nın, Hasaneyn’in müminleri, sevenleri olarak bu bize bir vazifedir. Fakirlerimizi gözetmek, imkanı kıt olanlarımızı gözetmek, vicdanımızı dindirmek… Zehra Ana Derneği bu tür bir organizasyonla, bu tür hizmetlere vesile olduğu için onlara teşekkür ediyorum. Biz de camia olarak yardımımızı bu kuruluşumuzdan esirgememeliyiz. Böylece vazifemizi bir nebze olsun yerine getirmeliyiz diye düşünüyorum. Fatıma’nın doğuşu hakikaten kadınların; örnek, insan-ı kamilliğin kadın versiyonu olarak kadınlarımıza bir güneş gibi doğmuş dünyalarını aydınlatmış. Fatıma kadını mal-meta olmaktan çıkarmış, erkeğin kraliçesi yapmış. Cenneti kazanmak için onların ayağının altını bize adres göstermiş. Öteki taraftan erkek camiayı da, türü de adam olmaya sevk etmiş ve o müşiş korkunç cehaletinden, vahşetinden kurtarmış. Fatıma hakikaten ümmetin anası olmuş. Risalet-i Muhammediye’nin anası olmuş. Onun için bugünü başta Fatıma’nın varisi Sahibüz Zaman ve onun naiplerinin, Fatıma zürriyesi seyitlerimiz ve Fatıma’nın yolundan gitmek için gayreti olan siz canlar, dostlar olmak üzere bütün insanlığa ve özelde de Müslüman kadınlara tebrik arz ediyorum. Mübarek olsun, gününüz kutlu olsun. İmam-ı Zaman’ın gözü aydın olsun. Bizleri O’nu üzecek davranışlardan uzak kılsın.

Saygılarımla…"

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.