Ali Ekber BUYRUK

Suriye : Örtülen Bazı Gerçekler

07 Haziran 2013 09:04

            Muhalifleri askeri ve ticari olarak açıkça destekleyen ülkeler; Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan, Katar, ABD, İngiltere, Fransa, Almanya, Libya ve Türkiye'dir. Bu ülkeler olur da Siyonist Rejim olmaz mı? Perde arkasındaki asıl aktörün Yahudiler olduğunu görmemek için kör olmak lazım....

            Suriye de yaşanan olaylar son günlerde kamuoyunda sıkça yayınlanan videolardan da anlaşıldığı üzere maalesef tam anlamı ile bir mezhep savaşına dönüşmüştür. Bir tarafta azılı Vahhabi teröristler, diğer tarafta vatanını korumaya çalışan alevi, sünni, şii....

            İran İslam Cumhuriyeti ise bu Vahhabi kıyımını durdurmak ve Suriye halkının yanında yer alarak mazlumun dini sorulmaz ilkesini yerine getirmek amacı ile İran Devrim Muhafızlarına bağlı Olan Kudüs Gücünün yaklaşık 5000 kişilik bir gönüllü askeri General Kasım SÜLEYMANİ komutasında hem mazlumları hem de >Hz.Zeyneb (sa) mübarek türbesini tacizlerden korumak için orada bulunmaktadır.

            Türkiye de kamuoyu maalesef bu konuda halkımızı tam anlamı ile ABD ve yandaşlarının istekleri doğrultusunda bilgilendirmektedirler. Muhaliflerin asıl amaçları gizlenmekte ve olay Beşşar Esad ın halkına zulmü olarak gösterilmektedir.

            Ordumuzun mensupları ise bu zulüm ateşine odun taşırcasına Muhalifleri eğiterek ABD ve İsrail in bizi de ileride yakacak olan bölgesel oyunlarına alet olmaktadırlar.

            Bu olay artık bölgesel bir halete bürünmüştür. Bu karışıklığın bulandırdığı Ortadoğu kan gölünde İran, Irak ve Ülkemizin başına büyük bir sıkıntı olacak Kürtlere yeni bir devlet kurulmakta, Türkiye bir maşa gibi Abd tarafından ağzına bir parmak bal çalınarak kendi çıkarları doğrultusunda kullanılmakta ve İsrail in arka bahçesi sağlama alınmaktadır.

            Muhalifleri destekleyen Ülkelerin asıl amacını Brookings'in Araştırma direktörü Michael O'Hanlon kısaca makalesinde özetlemiştir.

            Washington merkezli Brookings’in araştırma direktörü Michael O’Hanlon, “Doğru model, Bosna” dediği makalesinde Bosna gibi Suriye’ye ABD'nin de katkısıyla bir barış gücünün konuşlandırılmasını ancak askerlerin çoğunun, Türkiye dahil, ABD dışındaki ülkelerce karşılanması gerektiğini savunuyor. O’Hanlon, yine Bosna’dan esinlenerek Suriye’de “Alevi, Kürt ve Sünni” bölgelerin oluşturulmasını da önermiş!! 

            Michael O’Hanlon, Newsweek tarafından yayımlanan makalesinde “Amerika açısından iç savaşı durdurmaya yardım etmek için gerçekçi bir yol var mı?” sorusuna “Bosna modeli” yanıtını veriyor. 

            Makalesinde Suriye’deki kimyasal silahlara ilişkin mutabakata destek vermekle birlikte bu silahların yok edilmesinin, şimdiye kadar 100 bin kişinin ölümüne yol açan katliamı durdurmayacağını belirten O’Hanlon, Suriye rejiminin devrilmesinin de Suriye’ye istikrar da getirmeyeceğinin altını çiziyor. 

            AKP hükümeti ise basiretsiz bir dış politika ile maalesef bütün bu olayların tam merkezinde yer almaktadır. Komşularla sıfır sorun sloganı ile işbaşına gelen Sayın Ahmet DAVUTOĞLU sorunsuz bir komşu bırakmamıştır.

            Halkımız ve bu olaylarda kendilerine bazı oluşumları önder olarak görenler İsra suresinde bulunan 71.ayeti unutmamalıdırlar.

İSRA-71: Kıyamet günü bütün insanları önderleriyle çağıracağız. O gün, kimin amel defteri sağ eline verilirse, işte onlar kitaplarını okuyacaklar ve en küçük bir haksızlığa uğratılmayacaklar.

            Göz göre göre Suriye, Irak ve Türkiye üçgeninde Büyük Ortadoğu Projesine başkent olacak bir gayrimeşru oluşum yaratılmaktadır.

            Yanlız herkesin gözünden kaçan bir noktadan Allah'ın yüce kitabındaki vaadinden bahsetmek istiyorum.

            İsrailoğullarına (Yahudilere) Rabbimiz Kuranı Kerimde şöyle hitap etmektedir:

İSRA-4: Biz İsrailoğulları'na Tevrat'ta şu hükmü verdik: "Muhakkak siz, yeryüzünde iki defa fesat çıkaracaksınız ve muhakkak büyük bir yükselişle yükseleceksiniz."

İSRA-5: Birincisinin zamanı gelince,üzerinize güçlü kuvvetli kullarımızı gönderdik. Onlar, evlerin aralarına girip araştırdılar. Bu yerine getirilmesi gereken bir vaad idi.

İSRA-6: Sonra sizi tekrar o istilacılar üzerine galip kıldık ve size mallarla ve oğullarla yardım ettik. Ve toplum olarak sizin sayınızı artırdık.

İSRA-7: Eğer iyilik ederseniz, kendinize iyilik etmiş olursunuz ve eğer kötülük ederseniz yine kendinizedir. Artık diğer fesadınızın zamanı gelince, yüzlerinizi üzüntüye sokmaları, kötülük yapmaları ve ilk kez girdikleri gibi yine Beyt-i Makdis'e girmeleri, ele geçirdikleri yerleri mahvetmeleri için onları tekrar göndereceğiz.

            Günümüzde İsrailoğulları (Yahudiler) yine pervarsızca mal ve mülk sahibi olmuşlardır, bu ekonomik ve siyasi güçleri ile Dünya yı kan gölüne çevirmeye çalışmaktadırlar. Tevrat'ı tahrif ettikleri için Rabbimizin bu uyarılarını görmüyorlar veya Müslümanlara olan düşmanlıkları gözlerini kör ettiği için görememektedirler.

            İnşallah Allah'ın ikinci ve son şans olarak verdiği herşeyi İsrailoğullarından alacağı ve onları helak edeceği gün çok yakındır..

Selam ve Dua İle

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

Kerbela Vakıasından Günümüze Irak
07 Haziran 2013 09:04

MAZLUMLAR VE ZALİMLER
07 Haziran 2013 09:04

İran Terörist mi Terör Mağduru mu?
07 Haziran 2013 09:04

Atalarından Miras Kalan Savaş: Filistin-İsrail
07 Haziran 2013 09:04

Suriye, Hizbullah ve Bölgede Yaşanan Oyunlar
07 Haziran 2013 09:04

Bahreyn ve Kerbela
07 Haziran 2013 09:04

Tüm Yazılar