Ahmet TURGUT

Ne Şiiyem men, ne Sünni Müslümanem, Muhammedî.?

07 Haziran 2013 07:27

Şahsıma davet geldiğinde altını çizerek Hz.Muhammed (S.A.V) ile bilinen bir şecere ilişkim olmadığını belirtmeme rağmen davet yinelenmişti. ?Aşkın Şehidi? romanına binaen bir sunum yapılmasını istiyorlardı. Böylece o buluşmada hazır bulunurken ilk kez bir doğum günümde yüzlerce Seyyid ile bir aradaydım.

Beş altı saat boyunca konuşmalar yapıldı, bildiriler aktarıldı, dualar edildi. Nicedir görüşemeyen ?Amcazadeler? hasret giderdiler. Herkesin anlayabildiği ortak bir lisan olmadığından sunumların bir kısmı Türkçeye çevrildi, bir kısmı da öteki dillere... Lisan müşterek değildi ama aynı tespitler ve temennilerde buluşulmuştu: Ortadoğu bir yandan adım adım mezhep savaşına; öte yandan etnik ayrışmalara yönlendirilmekte. Herkesin ve her kesimin bu konuda sorunun değil çözümün bir parçası olması kaçınılmaz?

?Kevser? den gelip ?Muhammedî Ahlâk?a tabi olan Seyyidler de günümüzde Ortadoğu kadar çeşitlenip renklenmişken arzulanan birlik yine onların öncü girişimleriyle yapılacak ve yapılmalı?

***

Seyyid Şeyh Nigâri asırlar öncesinden sanki bugünlere seslenmekte: ?Ne Şiiyem men, ne Sünni / Müslümanem, Muhammedî.?Beyit kendi muradını alenen dillendiriyor. Ahlaklarımız Muhammedî olunca birlik kendiliğinden oluşmakta. Ehl-i Beyt?e ilgi duyanlarca yine meşhur bir sözdür. İfade Hz.Muhammed?e ait: ?La feta illa Ali.? Yani; ?Ali gibi feta yoktur.? ?Feta? kelimesi için sözlükler ?genç, yiğit, gözü pek? gibi manalar sunar. Kuran-ı Kerim?de de yer alan bir kelimedir. Bir sabah putlarının kırıldığını gören müşrik bir topluluk ayette geçen ifadeyle ?Bunu hangi feta yaptı?? diyerek aralarında soruşturmaya başlar. Söz konusu Feta, Hz.İbrahim?dir. Mabetteki tüm putları ?biri hariç- o kırmıştır. Olayın devamı Kuran?da ve hadislerde mevcut?

Konumuz açısından zaman atlaması yapıp Mekke?nin Fetih gününe geldiğimizde görmekteyiz; Resulullah Fetih Günü Kâbe?deki tüm putları ?Hak geldi, batıl zail oldu? ayetini okuyarak birer birer kırdı. Sonuncusu olan ve Kâbe?nin içinde yüksekçe bir yerde bulunan Hubel hariç? Tıpkı İbrahim Halilullah gibi neseben Onun torunu olan Habibullah da son puta dokunmadı. Ve yanına Hz.Ali?yi çağırdı. ?Onu sen kıracaksın, omzuma çık ve o putu kır? buyurdu. Hz.Ali edeben bundan çekinince yineleyip ?Omzuma çık? buyurdu ve ekledi: ?Emir, edepten üstündür ya Ali!..? Biliyoruz ki, Hz.Ali ayakları Nübuvvet Hatemi olan Hz.Muhammed?in omuzları üzerindeyken Allah?ın adını anarak o son putu kırdı. Manevi boyutuyla Halilullah?tan Habibullah?a kalan ve Onun emrince Veliyullah?a görevlendirilen putların kırılması işinde birçok işaretler var elbette.

Gelelim günümüze. Bugün de Ortadoğu birçok putla dolu. Bu putların adları ?Lat, Menat, Zeus? ya da ?Hubel? değil belki. Lakin bu putlar da insanların hayatlarına hükmetme gibi iddialara sahipler. Evet!.. Bu putlar artık ?etnisiteler arası düşmanlık, ötekine karşı kin, benim kimliğim herkesten üstün? gibi adlara sahip.

Üstelik bu putlar dün olduğu gibi sadece zorbaların elinde değil kendisini mazlum ve mağdur görenlerin de bilinçaltlarında yer edinmiş durumda. Tüm bu putların kırılması -herkesten önce- Hz.Muhammed ve Hz.Ali?nin soyundan gelmekle iftihar edenlerin boynuna borç? Özelde ülkemizde, genelde tüm İslam Âleminde Seyyidler bir aradalıklarını dost-düşman herkese göstermek durumundalar. Bunun için başta İstanbul ve Ankara olmak üzere belki Bağdat, Şam, Kahire ve Tahran?da da buluşmalar düzenlenmeli.

Son söz yine niyazımız olsun: ?Ey Rabbim! Sevip de meşeylediğin Güzeller hürmetine bizleri de birbirimize sevdir! Katından bizlere güzellikler ver! Barış kapılarını açanlara yardım et ve onların ardından yürümeyi nasip eyle!?

Salat ve selam mutlak barışa engel olanları ortadan kaldıranların üzerine olsun!..

Yorumlar (0)

Kalan karakter : 450
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!

Yazarın Diğer Yazıları

Doğum Günü 4 Temmuz
07 Haziran 2013 07:27

Tüm Yazılar