Halkalı' da Yapılan Aşura 2009 Programından Başlıklar

Peygamber Efendimiz (s.a.a)’in sevgili torunu İmam Hüseyin (a.s) ve 71 yareni, Kerbela’da, Aşura günü şehit edilişlerinin 1369. yıldönümünde görkemli törenlerle anıldı.

                             
 1369. YILINDA YİNE  “HER YER KERBELA”
   
  Kısa adı CAFERİDER olan Caferilik İnancını Tanıtma, Araştırma ve Eğitim Derneği tarafından organize edilen Evrensel Aşura Matem törenine, İstanbul’un yanı sıra yurt içi ve yurt dışından genç-yaşlı, kadın-erkek on binlerce insan katıldı.
   Şehitler için Kuran-ı Kerim okunmasıyla başlanan törende konuşan Türkiye’deki Caferi’lerin lideri Selahattin Özgündüz. “Peygamber oğlu İmam Hüseyn’in Yezidin despot, zalim ve hukuk tanımaz ırkçı yönetime ve uygulamalarına bey’at edip onay vermedi diye, Yezidi savunanlar bize değil, mahkeme-i Kübra’da bu mazlumların atası Muhammed Mustafa ‘ya ne cevap vereceklerini düşünmek durumundadırlar.” Dedi.
    Özgündüz, “Hz. Peygamber’in kucağında besleyip, omzunda taşıdığı, “dünyamın çiçeği, Kalbimin meyvesi, cennetlilerin efendisi” dediği sevgili torunu İmam Hüseyn, Allâh’ın Kur’an’da, her türlü kötülük ve düzenbazlıktan uzak ve tertemiz olduğunu beyan edip, O’nu sevmeği bütün Müslümanlara farz kılmıştır diye konuştu.  Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz ‘güncel konulara da değinerek, ‘Filistinde İsrail’in giriştiği Katliamı şiddetle ve nefretle kınıyoruz.
    Biz demokrasi ve insan hakları konusunda mangalda kül bırakmayan ABD ve Avrupa Birliğini İsrail’i destekledikleri için bu katliamın suç ortağı olarak görmekteyiz. Onlardan daha ziyade İsrail’e göz kırpıp cesaret veren Arap liderleri en ağır biçimde kınıyor ve lanetliyoruz” Hükümetimizden de bazı Arap liderlerin himmetsizliğinden etkilenmeden necip milletimizin asaletine yakışır tavır sergilemesini, en azından mazlum Filistinlilerin başına bomba yağdıran İsrail uçaklarının bizim ülkemizin semalarında eğitim uçuşu yapmalarını derhal durdurup, necip milletimizi bu utançtan kurtarmasını talep ediyoruz” dedi.
  Selahattin Özgündüz; “İsrail’in Filistin halkına reva gördüğü mezalimin bir benzerini, yanı başımızdaki Ermenistan’ın Azerbaycan’ın ayrılmaz parçası olan Karabağ Türklerine reva gördüğünü söyleyerek, bizim bu konudaki sükûnumuz ilgisizliğimizden değil, Hürmetli Prezidentimiz İlham Aliyev’in, Türkiye Cumhuriyeti’nin de desteklediği sorunun çözümü noktasındaki gayretli diplomatik çabalarının sonuç verebileceğine umudumuzdandır.  İşgalci Ermenistan şunu bilsin ki sadece Türkiye’de onun nüfusundan fazla Azeri türkü yaşamaktadır. Eğer bir gün Azerbaycan devleti ve onun hürmetli Prezidenti, diplomatik çabalardan umudun tükendiğinin işaretini verirse yetmiş milyonluk bu necip milletin de maddi ve manevi desteğini arkamıza alarak, sel olur akar, volkan olur patlarız Erivan’ın üzerine”


ERMENİLERDEN ÖZÜR KAMPANYASI
    Özgündüz, son günlerde Ermenilerden özür kampanyası başlatma girişiminde bulunanlara seslenerek şunları söyledi; “Beyler! Özgür olabilirsiniz ama bu özgürlüğünüzü birlikte yaşadığınız topluma, gölgesinde yaşadığınız bayrağa, üzerinde yaşadığınız vatana ve vatandaşı olduğunuz Türkiye Cumhuriyeti devletine borçlu olduğunuzu unutmayın. Türk ve Azerbaycan devletleriyle müzakere sürdüren Ermenistan’ın masada elini güçlendirecek malzemeye ihtiyaç duydukları bir dönemde vicdanlarınız yarım asırlık uykudan uyanıp vicdani duygularınızın kabarması çok manidardır. Suçlu taraf özür diler. Tarihi gerçeklerin tarihçiler tarafından ortaya çıkarılmasından kaçan Ermenistan ve dış uzantıları için (sözüm ona)Türk aydınlarının peşinen suçu kabul edip özür dilemesinden daha İyi malzeme ne olabilirdi. Sizin ecdadınızdan birileri münferit olarak Ermeni katili olmuşsa bunu açıkça belirterek aileniz adına özür dileyebilirsiniz.
Ermeni çetelerin diri diri yaktığı ecdadımız Ermeni katili değil, maktulü olmuştur. Onun için biz özür dileyen değil, özür bekleyen tarafız”dedi.


  IĞDIR VE MERSİN”İN DEMOGRAFİK YAPISINA DİKKAT
Türkiye Caferileri Lideri Selahattin Özgündüz, Iğdır ve Mersin’in demografik yapısını değiştirerek İsrail hilali oluşturmak isteyen dâhili ve harici unsurların varlığı herkesin malumu iken sonucu ülkemiz ve bölgemiz için felaket olacak bu meş’um plana katkı sağlayanlar bunun vebalinin altından her iki cihanda da kalkamayacaklardır. Cumhuriyetin kuruluşundan beri var olan dengeyi her yönetici korumaya gayret etmiş bundan da pişman olmamıştır diye konuştu. Ülkemiz için stratejik ehemmiyete haiz bu mes’elede kimse mezhep, tarikat ve parti kaygısıyla hareket etmemelidir.


AÇILIMLARDA SAMİMİYET GÖRMÜYORUZ
Özgündüz, Alevi- Caferi açılımına da değinerek daha işin başındayken kuşku uyandıran metotlara başvurulduğunu söyledi.  Selahattin Özgündüz, samimiyetin ikinci şartının açık yüreklilik ve şeffaflık olduğunu söyleyerek bu açılımlardan hedefinin ne olduğu konusunda kamuoyunun bilgisinin olmadığını söyledi.
Özgündüz, Toplumun büyük çoğunluğunu temsil eden kişi ve kurumlarla diyalog geliştirerek sorunlarının ne olduğunu ve nasıl bir çözüm beklediklerini önemsemeliydiler. Oysa daha işin başında bu şart görmezden gelinmiş hatta temsilden yoksun marjinal grupçuklar oluşturup geliştirme görünümü verdiler. Sizin açılım dediğiniz buysa açılımınız sizin olsun. Bırakın bu toplum birlik beraberlik içinde huzurla yaşasın nasıl olsa hakkının yenmesine alıştırılmıştır. Gerçekten adaletin gereğini yapmak istiyorsanız, Cumhuriyet kurulduğundan beri ilk defa TBMM de ülkesine, milletine ve devletine en çok bağlı olan üç milyonluk Azeri –Caferi toplumundan bir tek milletvekili yoktur bu ayıbı giderecek formülü geliştirin seçme hakkı gibi onları ötekileştirmeden seçilme ve temsil hakkını teslim edin diyen Selahattin Özgündüz, Diyanet konusuna da değindi.

DİYANET’İN İNSAFINA BIRAKMADAN HAKLARIMIZI VERİN
   Özgündüz şunları söyledi; Genel bütçeden din hizmeti için ayırdığınız bütçeden bu camianın da payına düşeni kendisine verin ama bunu yaparken bugün ki haliyle ülkesine en çok bağlı olan bu toplumu kayıp sayıp kazanma yani mezhebî anlam asimile etme ve kendi paralarıyla yaptırdıkları camileri ellerinden almayı amaçladığını gizlemeyen bugün ki Diyanet İşleri Başkanlığının insafına terk etmeden bu haklarını verin. Diğer kesimin ihtiyacından daha fazla din adamı yetiştirmesine genel bütçe ve devlet imkânlarından verilen destekten bu camianın da payına düşeni verin. Milli Eğitim ders müfredatına bu camianın da payına düşeni kendi görüşlerine uygun olarak koyun. TRT üzerinden diğer kesime verdiği kendi inanış ve düşüncelerini tanıtma fırsatı verildiği gibi bu camianın da payına düşen kadar kendini tanıtma fırsatı verin. Oysa ne acı ve ayıptır ki bir TRT programcısının gelip burada sadece bu gün bir saatlik sunuculuk yapmasına bile izin verilmedi. Bu talep ve beklentilerimizden hangi birisi haksız talepse söyleyin vazgeçelim.,siz haklı bulduklarınızı lütfedin. Ama herkes bunu duysun ve bilsin ki hakkımız verilmiyor diye
kimse bizi devletimize, milletimize ve ülkemize karşı kışkırtamayacaktır. Ve bizim her zaman haklarımızı almak için başvuru merciimiz Hukuk zemininde yüce Türk adaleti ve necip Türk milletinin kirlenmemiş pâk vicdanı olacaktır. Herkese saygılarımı sunuyor adalet ve saadet dolu aydınlık gelecek diliyorum diye konuştu. Özgündüz’ün sözleri sık sık törene katılan on binlerce kişi tarafından lebbeyk ya Hüseyn sloganıyla desteklendi.
Törenden notlar….

-    Azerbaycanlı Tiyatro sanatçısı Hilal Mahmutoğlu Hasanov ve Zeynebiye Gençlik Tiyatrosu Genel Sanat yönetmeni Kasım Alcan yönetiminde Kerbela faciasını anlatan  “NEBEVİ GÜLİSTANA, EMEVİ HAZAN” adlı tiyatro oyunu ile izleyiciler gözyaşlarına boğuldu.
-    7’den 70’e on binlerce kişi yasın sembolü siyah kıyafetler içinde Kerbela katliamına karşı duygularını gözyaşı dökerek ifade etti.
-    Aşura gününün anlamına binaen Kızılay yararına düzenlenen “Kan ver, Hayat Kurtar.” Kampanyasında bu yıl kanlar Filistn’e verildi.
-     İsrail katliamları lanetlenerek, Kudüs bizim canımız, feda olsun kanımız, Kahrolsun İsrail, Kahrolsun Amerika sloganları atıldı.
-    Törene, siyasiler, mülki amirleri, öğretim üyeleri, sanatçılar, yabancı misyon şefleri, azınlık ve cemaatlerin temsilcileri, yerel yöneticiler ile birçok sivil toplum kuruluşunun temsilcileri katıldı.
-    Azerbaycanlı Ehl-i Beyt Meddahı Ferşad Handani’nin okuduğu Mersiyeler duygu yoğunluğunu arttırdı.
-    Aşura Meydanı ve çevresinde, Emniyet güçlerinin yanı sıra, Evrensel Aşura Matem Merasimi Tertip komitesinin de yoğun güvenlik önlemleri aldıkları görüldü.
-    Tören sonrası katılımcılar sinezen destelerinin ağıtlarıyla, tören alanından ayrılırken, Zeynebiye mahallesi halkı, misafir katılımcıları evlerinde ağırladılar.


-    GELENEKSEL AŞURA BASIN ÖDÜLLERİ BU YILDA SAHİPLERİNİ BULACAK

         Her yıl Caferi Yol Dergisi tarafından düzenlenen basın ödülleri bu yılda sahibini bulacak. 3 dalda yapılacak olan değerlendirmelerde; En iyi fotoğraflı haber, en iyi görüntülü haber ve en iyi program dalında yapılacak değerlendirmelerde 1. 2. ve 3. olan basın mensuplarına ödül verilecek. Ocak ayı sonunda yapılacak törenle ödüller sahiplerini bulacak. Tüm basın mensuplarına CAFERİDER adına minnetlerimizi sunar çalışmalarınızda başarılar dileriz.
           

Diğer Haberler