Eğer Iğdır Kaybedilmişse, Türkiye Kaybedilmiş Demektir

Demokrasinin kurallarına göre, halkımızın iradesi böyle tecelli etmiştir. Buna saygı duymak gerekir.

29 Mart 2009 Yerel seçimlerinde Iğdır belediye başkanlığını DPT’nin kazanması tüm yurtta büyük yankı buldu. Bunun nedeni ise:

1. Iğdır’ın stratejik konumu.
2. Iğdır’ın demografik yapısı.

      Kürt kökenli kardeşlerimizin yerel seçimlerde Iğdır belediyesini kazanmalarına ilişkin, iki ana farklı bakış öne çıkmaktadır.

     Birinci bakışa göre net ifade edilmese de Iğdır, Kürtler tarafından işgal edilmiş, dolayısıyla Iğdır toprak olarak kaybedilmiştir(!) Bu görüşün oluşmasında bazı sebepler vardır. Bu sebeplerden bazılarını şöyle sıralamak mümkün:

1. Kürtlerin eşit vatandaşlık haklarının kazanılması için öne çıkan ve bu toplum için mücadele ettiğini söyleyenlerin, terörü bir mücadele yöntemi olarak seçmiş olmaları.
2. Kürt kimliğiyle öne çıkıp Kürtlerin haklarını savunanların Türk bayrağıyla barışık olmamaları, hatta ona hakaret edenlerin sık sık gündeme gelmeleri ve buna mukabil farklı bayrak(!) açmaları.
3. Tarihe “Doğu isyanı” diye geçen ve bölücü maksatlarla çıkarılmış Kürt isyanları ki 1800’lü yıllardan itibaren günümüze kadar 50’ye yakın isyan vardır. Doğal olarak bu durumun Kürt kimliği üzerinde ciddi bir güvensizlik ve su-i sabıka oluşturmuş olması.
4. Türkiye’de Kürt gerçeği ve Kürt kimliğinin bazı kesim ya da kimselerce hala kabul ve hazm edilememesi.

 

     İkinci bakışa göre ise diğer etnik kökenlere mensup vatandaşlar gibi Kürtler, bu defa bu ilimizde yaşayan iki büyük kesimden birisi olan, Azerilerin oylarının bölünmesi üzerine bu ilimizde 80 yıldan beri ilk defa belediye başkanlığını kazanmışlardır.

     Bana göre doğru ve gerçek olan ikinci bakıştır. Birinci görüşün yanlışlığı ise şuradadır: Eğer siz Iğdır’ı kaybedilmiş sayarsanız, o zaman Türkiye’nin kaybedilmiş olduğunu kabul etmeniz gerekir. Çünkü Türkiye’nin bir ilinin işgale uğraması karşısında böyle duyarsız ve tepkisiz kalmasını kabul etmek, Türkiye devletini yok saymak olur.

     Kardak Kayalıkları

     Bu kayalıklar, Türk topraklarına 3.8 deniz mili uzaklıkta ve kesinlikle Türkiye'ye bağlı, doğu-batı doğrultusunda yer alan, toplam alanı 40 dönüm kadar olan ve iki kayalıktan oluşan adacıklardır.

     Hatırlanacağı üzere, Ocak 1996'da Yunanistan ile Türkiye arasında, bir Türk gemisinin karaya oturması sonucu meydana gelen olaylar yüzünden iki ülke savaşın eşiğine geldi. Bu olay “Kardak Krizi” diye adlandırılarak tarihe geçti.

     Iğdır’ın kaybedildiğini ileri sürmek Türkiye devleti için komik bir laf olmanın yanı sıra, Iğdır belediye başkanlığını kazanan Kürt vatandaşlarımız ve kardeşlerimiz üzerinde yaratılan “işgalci” imajı, Kürt kardeşlerimize yapılan haksızlıktır. Ülke yönetiminde bu tür yerlere gelmeyi Kürt vatandaşlarımıza yakıştıramamak ve onları adeta üvey vatandaş olarak görmektir. Oysa bu ülkenin her karışını bu güne kadar hep beraber savunduk, bundan sonra da hep beraber savunacağız. Çanakkale’de Azerisi, Kürdü, Türkü, Lazı Çerkezi ve… omuz omuza çarpıştı, biri birinin kucağına düşüp şehid oldu. Şimdi de o şehitlikte yatanların evlatları bu ülkeyi beraber yönetecek, muasır medeniyet düzeyine beraber taşıyacaklardır.

     Şimdi, yukarıda belirttiğim birinci bakışa neden olan olumsuz imajın izalesine yönelik, Kürt vatandaşlarımız için iyi bir fırsat doğmuştur. Bu nedenle de Kürtler bu dönem, ciddi bir sınavdan geçeceklerdir.

     Edindiğimiz bilgilere göre, Iğdır'da DTP'nin başkanlığını kazanmasının ardından, DTP İl binası önünde bir araya gelen 20 bin kişi kutlama yapmış, burada halka hitap eden belediye Başkanı Mehmet Nuri Güneş, Iğdır'da yaşayan insanlar arasında ayrım yapmaksızın insan merkezli bir anlayışla belediyecilik yapacaklarını söylemiş. Kürt halkının her zaman diğer halklarla birlikte kardeşçe yaşadığını ve bundan sonrada böyle yaşamaya devam edeceğini dile getiren Güneş, " Biz onlar gibi yapmayacağız. Biz herkesin belediyesi olacağız, dili, ırkı ne olursa olsun. Kimse DTP'den korkmasın. Halkımıza elde ettiği bu zafer nedeniyle teşekkür ediyorum" demiştir. Biz Sayın Güneş’in, bu sözlerinin arkasında durup durmadığının takipçisi olacağız.

     Sayın Mehmet Nuri Güneş, “Kimse DTP'den korkmasın” sözünün başındaki “kimse”den, umarım Azerileri kast etmemiştir. Çünkü Azerilerin Kürtlerle düşmanlığı yoktur. Kürtlerin bir takım taleplerinin muhatabı da Azeriler değildir. Azeriler soğan yemedi, ağızları kokmaz, yaraları yok, gocunmazlar. Azeriler Kürtlerle iç içe yaşamış, çeşitli akrabalıklar ve dostluklar kurmuşlardır.

     DTP’den korkması gereken Kürtlerdir. Çünkü DTP onlar adına yönetime gelmiş, Kürtleri iyi temsil etmek, kardeşliği tesis etmek onların işidir. Seçim süresince dağda tek kurşun dahi attırmamayı becerenler, seçim sonrası da dağdakileri düze indirmeği becerebilecek mi? Bunu zaman gösterecek.

     Iğdır belediyesini DTP’nin kazanmasının ardından yazılan yazılar arasında zaman zaman Azerilerin Şövenistlikle işam edildiklerini gördüm. Azeriler “Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O’na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır…” (Hucurat/13) ayetine inanan ve bu bilince sahib olan Müslümanlardır. Azeriler, bir etnik kimlik partisi kurmuş olsalar, bu yakıştırmayı hak edebilirlerdi. Ancak, herkes biliyor ki Azeriler, etnik kimlik partisi olmayan her partide siyasete katılmıştır. DTP’ de bu kabuğu kırmayı başardığında, Azerilerin bu parti içinde de yer alabileceklerinden kuşkusu olmasın.

     Sonuç olarak Iğdırda 86 yıldır süre gelen siyasi yarışta bu defa Kürt kardeşlerimiz kazanmıştır.

     Türkiye Caferileri Lideri Sayın Selahattin Özgündüz’ün dediği gibi, “demokrasinin kurallarına göre, halkımızın iradesi böyle tecelli etmiştir. Buna saygı duymak gerekir.”

     Allah Iğdır’ ımıza ve Iğdırlılara hayırlı uğurlu eylesin.

 

                                                                                                                                                                                                                Hamit TURAN

 

                                                                                                                                                                                                       Zeynebiye Camii İmamı

                                                                                                                                                                                                       E-mail: hamitturan@gmail.com

Diğer Haberler