Dünya Bakıyor, İsrail Kudüs'ü Ele Geçiriyor

El-Cezire, Kudüs'te hız kesmeyen yahudileştirme çalışmalarının ulaştığı boyutları belgeledi.

Son dönemde İsrail-Filistin olayının ana gündem maddesini Batı Şeria'da yükselen yahudi yerleşimleri oluşturuyor. ABD başkanı Obama'nın barış için ana koşul olarak ortaya koyduğu konunun böylesine öne çıkması, itiraf etmeseler de, en fazla İsraillileri memnun ediyor.

Çünkü İsrail, tüm dünyanın gözünü illegal yerleşimlere çevirmesinin rahatlığı ile, Kudüs'teki Arapların evlerine bir bir el koyuyor, Mescid-i Aksa'nın altını oymaya, etrafını kuşatmaya devam ediyor.

El Cezire muhabiri Jacky Rowland tarafından hazırlanan iki bölümlük özel haber, kutsal şehir Kudüs'ün karşı karşıya olduğu tehlikenin boyutlarını en açık şekilde ortaya koyan, mutlaka izlenmesi gereken bir örnek....

Siyonistlerden, yahudi yerleşimcilere, barış gönüllülerinden Filistinli esnaflara ve Kudüslü Araplar'a çok sayıda insanla konuşan Rowland, İsrail'in Kudüs'ü "sonsuz ve bölünmemiş bir Yahudi başkenti" yapmak için yapılan rahatsız edici detaylarla dolu bir habere imza atmış... Yahudi olmayan tüm Kudüslüler'i tehdit eden bu gelişmeler arasında, tek tek yıkılan Araplar'a ait evler, Arapları evlerini satmak için ikna etmekle görevli olarak istihdam edilen Filistinliler, Filistinli çocuklara yaşadıkları toprakların aslında yahudilere ait olduğunu anlatan "belgeler" dağıtan, hafızalarını kirletmeye çalışan siyonistler var...

Haberde, El Cezire muhabiri Rowland'ın, evine yıkım kararı gelen bir Filistinli ile birlikte gittiği, belediyenin "şehir planlama komisyonu" toplantısında yaşananlar da dikkat çekici... Evinin yıkılacağı ve yerine "park"yapılacağı haberini alan Filistinli imamın, herkese açık olduğu iddia edilen toplantıda karşılaştığı tavır, Kudüslü Arapların yaşadıklarının küçük ve masum bir göstergesi gibi...

İSRAİL KUDÜS TARİHİNİ YENİDEN YAZIYOR

Jacky Rowland'ın dikkat çektiği en önemli konulardan biri hiç şüphesiz Mescid-i Aksa altında süren "arkeolojik" kazı ve tarihin yeniden yazılma çabaları...

"Kazılar tek bir amaçla yapılıyor: Kudüs'ün yahudilerin ebedi başkenti olduğunu kanıtlayacak deliller bulmak" ifadesini kullanan Rowland, kimsenin girmesine izin verilmeyen kazı alanında bulunan ve İsrail'in iddialarını kanıtladığına inanılan parçaların, yahudi yerleşimciler tarafından organize edilen "tarih" gezilerinde kullanıldığını anlatıyor.

Tel Aviv Üniversitesi'nin yahudi arkeologlarından bazılarının bile girmesine izin verilmeyen kazılar Mescid'i Aksa'nın altını ve etrafını tamamen kuşatan tüneller açılmasına neden oldu. Bazı tüneller ise El Ad isimli yahudi yerleşimciler tarafından kurulan aşırı sağcı özel bir şirketin denetiminde.. Yani yerleşimciler, Mescid-i Aksa'nın altının oyulmasında ve çıkarılan parçaların hangisinin kullanılacağına karar vermesinde tek yetkili. Ve onların ortaya koyduğu delillerin verdiği mesaj da açık: İlk yahudiler buradaydı, bu yüzden Kudüs yahudilere ait.

Tarihi çarpıtan İsrailliler, bugünkü Kudüs'ün çehresini değiştirmek için de ellerinden geleni yapıyor. Doğu Kudüs'te tehdit altındaki birkaç Arap mahallesinden biri olan Silvan'daki evler ya ruhsatsız olduğu gerekçesiyle yıkılıyor ya da El Ad ve benzeri gruplar tarafından satın alınıyor. Kudüs'ü bir "soğana" benzeten bir yerleşimci, amacın merkezinde El Aksa olan şehrin etrafındaki tüm katmanları ele geçirmek olduğunu söylüyor.
Kudüs'ün Arap mahallelerinde yükselen yahudi binaları yavaş yavaş birbirine bağlanıyor, Filistinliler'in nefes alma alanları iyice daralıyor.

RAMALLAH'TA BİR YAHUDİ VE FİLİSTİNLİ KADIN

İsrailliler'in sadece Kudüs'te değil, "Utanç Duvarı" inşa ederek topraklarına el koyduğu, ailelerinden ayırdığı Filistinliler'in Batı Şeria'daki topraklarına da göz diktiğinin açık belgesi de var bu haberde.. Filistinlilerin ambulansta olsalar bile saatlerce bekledikleri kontrol noktasından elini kolunu sallayarak geçen bir yahudi, Ramallah sokaklarında bu toprakların yahudilere ait olduğunu söyleyerek dolaşıyor. Haberin ikinci bölümünde, altıncı dakikada yer alan, bu yahudi yerleşimci ile Filistinli yaşlı bir kadın arasındaki konuşma, haberin çarpıcı diyaloglarından biri:

Filistinli kadın: Sen daha önce buradaydın öyle mi?

İsrailli: Evet

FK: Neden onları (gazetecileri) getirdin buraya?

İ: Bir bakmaya geldim

FK: Neye bakmaya?

İ: Toprağımı görmeye.

FK: Burası senin toprağın mı?

İ: Evet, benim toprağım.

FK: Yafa'yı, Hayfa'yı ve Akra'yı aldınız, şimdi de burayı mı istiyorsunuz?

İ: Evet

FK: Diğer topraklarımızı aldılar, bu duvarı yaptılar ve şimdi de duvarın öte yanındaki toprakları istiyorlar....

Diğer Haberler