"ABD ve İşbirlikçileri Yeni Bir Plana Yönelmezse IŞİD'in Sonu Geldi"

ABD'nin derdi hiç bir zaman bölgeyi silahlı terör gruplarından temizleyerek özgürleştirmek olmamıştır, olmayacaktır.Deyrezor kuşatmasının kırılarak kentin özgürleşmesi, Suriye hakının açık bir zaferidir. Dosta düşmana mesajıdır.

Deyrezor; 3 yıldır cihatçı çetelerin kuşanması altında direnen kent.  Irmağın yanında ki manastır anlamına gelen adının, bölgede 1850'li yıllarda bölgede bulunan Osmanlıya bağlı “zor” sancağından  geldiğini söyleyenlerde vardır.  “Deyr” manastır anlamnına gelir iken kentin ismini tamamlayan “zor” kavranın geldiği  yerin, eskiden aynı bölgede bulunan ve ırmak kenarı anlamına gelen Azuara adından türetildiği söylenmektedir. 
 
Deyrezor 1867 yılına kadar küçük bir kasaba iken Osmanlı döneminde büyüdü. 1915 yılında  Osmanlıdan  tehcir edilen çok sayıda Osmanlı Ermenileri Deyrizor'a getirildi. Günümüzde Deyrizor'da bir Ermeni Soykırımı Müzesi ve anıtı bulunmaktadır. Fırat Nehri kenarında bulunan kentte  Sünni Araplarla  birlikte  Ermeniler, Süryaniler ve Kürtler yaşamaktadır.
 
Deyrezor isminin anlamı  tarihsel olarak nereden gelirse gelsin, bundan böyle  artık tek bir anlama gelecektir.
 
DİRENİŞ
 
Suriyen'in Kuzey doğusunda, Fırat nehriüzerinde yer alan Şam'a 450 km. Uzaklıkta olan Deyrezor kenti 2011 yılından bu yana silahlı çetelerin saldırılarının hedefi olmuştur.
 
Suriye'ye saldırıların başladığı ilk dönemlerde cihatçı çeteler beklenmedik bir saldırı ile  Deyrezor şehir merkezinin büyük bir bölümünü ele geçirmişlerdi. Ordu birlikleri  stratejik askeri noktaları,  Havaalanını ve El-Tayem petrol sahasını elinde bulundurmaktaydı. Rakka ya yakın olan kentte çatışmalar 2 yıla ayakın bir süredevamettikten sonra
 
Nusra ve türevi örgütler kentten kırsala çekilmek durmunda kalmışlardı.
 
2014 yılı ortalarında ise IŞID Deyrezor'un doğu kırsalından Irak sınırına uzanan 130 kilometrelik alanın kontrolünü ele geçirdiği duyurulmuştur.
 
Aralık 2014 tarihinden itibaren IŞİD, Suriye Ordusunun kontrolündeki Deyrezor havaalanına saldırmaya başlamıştır. Suriye Ordusu, saldırıyı kısa süre sonra geri püskürtmüştür. Suriye Ordusunun havadan sürekli destek alması ve karşılaştığı direniş sonrasında  IŞİD, Deyrezor'un şehir merkezini büyük bölümünden çekilmek durumunda kalmıştır. 2015 yılı Mart ayında, Suriye Ordusu güneye doğru ilerleyerek Tuz Çiftliklerini stratejik önemde ki Malha köyü ele geçirilmiştir.
 
Mayıs 2015'te IŞİD'in Palmira'yı ele geçirmesi sonrası Deyrezor IŞİD'in kuşatması altına girmiştir. Suriye devleti bölgeye helikopterler aracılığıyla yardım ulaştırabilmiştir.
 
Şimdi ise Suriye ordusu adımadım kente yaklaşmış durumdadır. 3 yılı aşkın devam eden kuşatma kırılmış, yıllardır kentte katliamlar yapan IŞID canileri Rakka tarafına doğru ağır kayıplar vererek çekilmekteler.
 
Süreç artık tersine dönmüş Suriye ordu birlikleri, müttefik güçlerle birlikte IŞID ve işgalçı emperyalist güçler için stratejik önemde bulunan  Deyrezor kuşatmasını kırarak bölgeyi tamamen kontrolü altına almak için başarı ile ilerlmektedir. Bu kazanımdan sonra önceki durumdan tam tersi durum yaşanacak ve IŞID Rakka kentinde kuşatma alına alınmış olacaktır.
 
Bölgede IŞID terör örgütüne karşı mücadele amacıyla bulunduğunu söyleyen ABD ve işbirliğinde ki güçler, IŞİD ile anlaşıp yeni bir plana yönelmez iseler,  IŞID'ın sonunun geldiğini söyleyebiliriz.
 
Şimdiye kadar Suriye ordusunun bölgede ilerlemesini durudurmaya dönük pek çok operasyon gerçekeştiren ABD'nin bu süreçten sonra nasıl bir davranış geliştireceğini önceden kestirmek çok zor. Ancak Suriye devletinin zaferinden rahatsızlık duyduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. ABD'nin derdi hiç bir zaman bölgeyi silahlı terör gruplarından temizleyerek özgürleştirmek olmamıştır, olmayacaktır.
 
Deyrezor kuşatmasının kırılarak kentin özgürleşmesi, Suriye hakının açık bir zaferidir. Dosta düşmana mesajıdır. 
 
Ömer Ödemiş/ABC

Diğer Haberler